NARGİLE


Demokrasi parkında…

Kuytu bir köşede yuvarlak bir masa…

Ve etrafında oturmuş üç farklı tip ve özellikte olan üç adam.

Mutlu mu mutlu!

Geleceklerinden belli ki umutlu!.

Hararetli konuşmalar.

Bazen yuvarlak gözlüklü ve uzun saçlı olan arada kafasını sallayarak söylenenlere tasdik eder gibi hafiften tebessüm ediyor.

Yanında oturan şişmanca buğday sarısı tenli, zayıf cılız bir o kadar da vurdumduymaz tavırlarla arada bir attığı anlaşılmayan bir kahkaha…

Esas ilginç olanı üçüncü şahıs!

Sabırlı ve titiz, aynı zamanda dikkatli uğraşıyordu.

Neyle mi?

Elbette ki nargilesiyle!

Her nefes alışında, fokur fokur fokurdayan bir nargileyle haşir neşir oluyor.

Büyük bir sabır ve titizlikle nargiledeki ateşi düzeltip, hararetli bir şekilde tekrar tekrar nefes çekiyor.

Huzurlu biçimde, sevinçle ve umutlu!

Samimi dost oldukları belliydi.

Hiçbir şeyi takmıyorlardı.

Umurlarında değildi dünya.

Neredeyse her nefes alışlarından sonra masaya çıkıp göbek atarak; “Nargile, nargile, nargilesiyim…” türküsünü söyleyecek gibiydiler.

Arada bir nargile emziği yer değiştiriyordu ellerinde.

Meraklı gözlerle arada bir de olsa bakmaktan alamıyordum kendimi.

Gayr-i ihtiyarı dikizlemekten vazgeçemiyordum.

Belki farkında değillerdi.

Belki de farkındalardı, ama umursamıyorlardı.

Bilemiyorum!

Kişileri mi inceliyordum, yoksa nargilenin o egzotik havasına mı kapılmıştım…

Her ne ise de nargilenin o farklı kokusu içerisinde, dans edercesine yükselen dumanında kayboluyordum.

Sigara içmiyordum, nargileyi ise hiç görmemiştim.

Arada bir fokurdayan o suda ki kabarcıklar, hep kendine çekiyordu beni.

O çekim alanı içerisinden bir türlü kendimi kurtaramıyordum.

Her nefes alıp vermelerinde, dans edercesine girift olarak dumanın yükselmesinde ben de yükselmeye, bir süre sonra kaybolmaya başlıyordum.

Öyle bir bakışla süzmüş olmalıyım ki bir süre sonra aynı anda dönüp baktılar bana.

Göz göze gelmiştik.

Utandım.

O an yerine dibine girer gibi oldum.

Şaşkınlık içerisindeydim.

Ancak kafamı öne eğerken, “Merhaba” diyebildim.

Elimle işaret ederek, “ Nargile… Tütün… Duman…” diyebildim.

”Nargile, nargile, nargilesiyim…”

 

Demokrasi parkında, bir garip haldeyim.

Kaptırmışım kendimi, akışkan seldeyim.

Nargile dumanında, sallanan yeldeyim.

Ne olur hor görmeyin, şu garibi dostlar!

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

                                                                                  

 

kbaydak61-artan@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ağs

Takdir Sizin Elbette

02Ağs

Küfürlü Sohbet Ve Adamlık

30Tem

İstisnasız Bilmediği De Yok

26Tem

Daha Neler Göreceğiz

23Tem

Ne Yazık Ki, Hiç Değil!