En İyisi Deli Olmak, Olabilmek!


Dünyada yaşamak ne kadar da zor olmuş.
İnsan çarşıya çıkmaya korkuyor. 
Bir an yaşadığından, aklından şüphe ediyor. 
Ben mi deliyim, yoksa insanlar mı delirmiş!...
İnsanın kafayı yemesi an meselesi. 
Sanırım bu zamanda en rahat edenler de deliler olsa gerek. 
Her zaman delilere gıpta etmişimdir. 
Deliler mi akıllı yaşamakta, yoksa akıllılar mı deli yaşamakta?..
Haydi karar ver, verebilirsen!.. 
Hiçbir şeyi dert etmiyorlar. 
Gelecek kaygısı taşımıyorlar.
Günün gün etmeye çalışıyorlar.
Karınları doydu mu, dünya yıkılsa umursamıyorlar.
Dünyayı ve insanları kurtarma kritikleri yapmıyorlar.
“Delidir ne yapsa yeridir”  denilir ya!.. 
Galiba bu zamanda deli olmak gerek ya da deli numarası yapıp, deli gibi hareket etmek gerek.
Deli gibi konuşmak, yırtık-pırtık elbise giymek, uzun kirli sakal bırakmak gerek.
Sokaktaki ritmik hareketlere ayak uydurmak gerek
Uyumlu olmak, uyum sağlayabilmek için, hiç birşeye kafa yormamak gerek.
Bol keseden atıp tutmak, saçmalamak gerek.
Ne olursa olsun  umursamamak, bedeni olağan seyrine bırakmak gerek.
İçinden geldiği gibi hoplayıp, zıplamak, konuşmak, bağırmak gerek.
Delisin ya!.. 
Acıyanlar, umursamayanlar, hatta para vermeye çalışanlar bile olacaktır. 
*
Aslında delilik iyi bir para kazanma kapısı, şekli ve yolu olabilir.
İnsanlar arasında, herhangi bir köşe başında bağdaş kurup oturabilirsin, rapçılar, popçular... gibi sağa-sola, aşağı-yukarı başını sallarsan daha gerçekçi olabilir.
Belki gülüp geçerler, belki de acırlar “kafayı yemiş” diye.. 
Sen senin, ne durumda olduğunu biliyorsun ya, önemli olan da bu değil mi?...
İnsanlar arasında aşırıya kaçmadığın takdirde (yoksa yaklalanıp tımarhaneye ya da psikiyatriste gitme durumun olmassa tabi) rahatlıkla saçmalayabilirsin, özlediğin hareketli aptallıkları rahatlıkla yapabilirsin.
Açıklayamadığın, anlayamadığın, hasretini çektiğin anlatamadıkların, yalan, dolan, dalevere ve düzenbazlıklara ancak böyle baş edebilirsin.
Millet nasıl oluyor da böylesi bir atmosferde kafayı yemiyor?
Yoksa herkes kafayı yemiş de kimsenin olanlardan haberi mi yok?...
Boş ver kendi işine bak.
Kafayı yemişçesine o cadde benim, bu sokak senin zırvalarıyla  dolaş, bağır, çağır çağırabildiğin kadar. 
Nasılsa hesaba alan, seni takan yok.
Hem hesaba alsalar bile, çözümler üreten, çözümler sunan mı var ki?..
Vaktinin boşa harca gitsin, anasını satim! 
Zaten korkutula korkutula, sindirile sindirile bu hale gelmemiş miyiz?..
Bundan sonra korku içinde, kafayı yemektense, bilinçli olarak kafayı yemiş görünmek bence en iyisi.
**
Günümüzde gündemi meşgul eden o kadar çok hadiseler yaşanıyor ki; deliler onların yanında süper akıllı kalıyorlar.
Cinayetler, gasplar, vurgun, mafya, tacizler, tecavüzler... gibi!.. 
Böyle bir durumda başka ne yapılabilir ki?..
Haydi kafaya bir huni, eline bir sopa al oynat başını, salla ellerini, kollarını...
Takma kafana yani dünya meselelerini.
Haydi sallanın, gülün, eğleninnnn!...
Oleyyyyy!!....
Haydi ama...
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com
 

kbaydak61-artan@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Kas

Saat 12-13 Arası! WC-1-

24Kas

Kim Takar Yasağı/Yasakları

16Kas

Depremle Yaşamak Zorundayız

09Kas

Hayattan Beklentilerimiz

02Kas

Biz Bu Acıyı Biliyoruz