Yeni Bir Zaferin Hikayesi


Hani bazı anlar vardır ve o anların tarifini hiçbir şekilde yapamazsın kelimeler dilinde düğümlenir ya…Hani bazı anlar vardır bitmesini, geçmesini istemez, zamanın o kısa aralığında çadır kurup kamp yapmak istersin ya.

Siz ister buna zafer deyin, ister ‘büyütülecek bir olay değil’ deyin…
Bu yıllardır ilmek ilmek işlenen bir sürecin sonucudur…
Bu sabrın, inancın, azmin eseridir.
Çocukluğumuzdan itibaren bize hep en büyük zafer olarak Balkan Kupası anlatıldı.
‘Sen hatırlamazsın, o zaman Yunanistan’ın bir takımı Malatya’ya gelmişti de tüm Türkiye Malatya ile yatıp kalkmıştı’ cümlesi kulağımıza söylendi durdu.
Sonrasında Basel maçıyla paçasından tutulacak yeni bir zafer hikayesi şehrin dört bir yanını sardı, bizim jenerasyon da kendinden küçüklere onu anlattı şu yıla kadar.
Ve gün geldi devran döndü ‘yeni bir zafer hikayesinin yazılmasının vaktidir’ dedi bize Yeni Malatyaspor.
Hem de nasıl Avrupa’ya futbol dersi vererek, hem de nasıl insanlıktan nasibini almamış ırkçı, sözüm ona her platformda çağdaşlık edebiyatı şovu yapan mahluklara.
Şimdi ‘içimizdeki Slovenyalılar’ yine çıkıp bu zaferi kartondan zafere çevirmeye çalışacaktır eminim.
Lütfen kulak asmayın siz onlara.
Bu özünde bir şehrin nasıl yeniden küllerinden doğup, istenildiğinde ülke sınırları dışında bile seni küçümseyenlere nasıl anlamlı bir ders verebileceğinin tarihi bir örneğidir aslında.
Duygu skalamı yukarılara vurduran bu galibiyetin içimde oluşturduğu yoğunluğu az bile yazdım…
İnşallah devamını Partizan maçı sonrasına saklıyorum.
Gelelim maça…
Geçen haftada yazdım, sahamızda 2-2 berabere kalmamıza rağmen biz bu takımdan 3 gömlek daha üstünüz diye.
Nitekim ikinci maçta iki takım arasındaki kalite farkı siyah- beyaz gibi ortaya çıktı.
Sahadaki futboldan bi haber kara gömlekliye rağmen Malatyaspor’un şiir tadındaki futbolu hem turu getirdi, hem de umutlarımızı Beydağlarının tepesine çıkardı.
Belki siz aslan payını Farnolle’ye vereceksiniz ama ben sahada mücadele eden hiçbir futbolcuyu birbirinden ayırmadan bu zaferde herkese eşit pay veriyorum.
Şimdi önümüzde yeni zaferlere yelken açmamız, adımızı gür bir nidayla herkese duyurmamız için daha büyük bir engel var, Partizan.
Biz yeter ki inanalım, yeter ki ‘vizyonsuz başkan, transferde şu futbolcu kaça satıldı, Erkan maçı kaça sattı’ benzeri, içi boş eleştirilerle ortalığı bulandırmaya çalışan tiplere kanmayıp, gerçek bir Malatyalı gibi davranalım.
Bakın o zaman neler oluyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Ağs

Yeni Bir Zaferin Hikayesi

22Tem

AVRUPA ŞİMDİLİK DURSUN !

20Haz

0’unla Sevdik Futbolu