0’unla Sevdik Futbolu


Küçük yaştan itibaren çevremdeki bazı arkadaşlarımın futbola olan ilgisi benim de ilgimi o yöne çekse de ama asıl bu meşin yuvarlağa olan karşılıksız sevgimin çıkış noktasının tam adı, odur.
Beyaz kramponlarıyla sanki ayağına Japon Yapıştırıcısıyla yapıştırılmış futbol topunu öyle bir sürüşü vardı ki…

Hele bir Türkiye – Almanya milli maçı hatırlıyorum ki; o dönemin dünya yıldızı Alman oyuncuları nasıl çime gömdüğü dün gibi aklımda.

Allah vergisi yeteneğine bu kadar kötü davranmayıp, özel hayatına biraz dikkat etseydi dünya futbol literatürüne adını altın harflerle yazdırırdı eminim.

İmza törenini izlerken bu duygular hasıl oldu içimde.

Yeni Malatyaspor tıpkı futbolculuğundaki gibi hocalığıyla da fark yaratmayı başarmış o yetenek abidesi adama emanet.

Hoş geldin 10 numara, hoş geldin Sergen Yalçın.

NASIL MUTLU EDECEĞİZ BU ADAMLARI!

Memleketin havasından mıdır, suyundan mıdır- yoksa sert soğuğundan mıdır bilinmez, her şartta ve durumda bir şeyleri beğenmeme-eleştirme hastalığımız herkesçe bilinen bir gerçek.

Elbette ki Allah vergisi belli bir zeka düzeyine sahip olan herkes karşılaştığı garip durumlar karşısında ‘neden?’ diye sorabilmeli, yanlış gördüğü çarpıklıkları eleştirebilmeli.

Ona ne benim, ne de başkasının sözü var…

Asıl mevzu kendi doğrularımız, kendi menfaatlerimiz dışındaki tüm yaşananları gözü kapalı eleştirip, doğru olup olmadığına bile bakmaksızın olumsuz yorumu yapıştırmamız.

Yani her şartta ve durumda memnuniyetsizlik hali.

Çevremizde onlarcası var.

Medya sektöründen bahsetmek bile lüzumsuz, zira her şeye muhalefet etmekle gazeteciliğin tanımını yan yana koymayı bir marifetmiş gibi sergileyenler hiç bitmedi bu memlekette.

Alın size birkaç örnek:

Malatyaspor amatöre düştükten sonra bir daha futbol konuşulmaz bu şehirde diyenler, bugün kulübün Avrupa Kupalarına gitmesine burun kıvırıyor.

Süper Lig’in en borçsuz 3 kulübünden birisi olmamız bile memnun etmiyor bu zevatı.

Peki nasıl memnun olacak bu araştırmacı tarafsız gazeteciler?

Bence memnun olmaları için kulübün ihya olması değil, onların olması gerekiyor!

MADEM YAPAMAYACAKTINIZ NİYE ÇIKARDINIZ!

Yeşilyurt Belediyespor’da dün yapılması gereken kongre 27 Haziran tarihine ertelendi. Ertelemenin nedenlerine dair ortalıkta dolaşan çeşitli senaryolar var.

Kulübün talip olan birilerine verileceği söyleniyor.

Kim talip olmuş, kime verilecek orasını bilmem, zaten çokta önemli değil.

Aslında talip olanları bir yerde kutlamak da lazım, çünkü bir anlamda spora yatırım yapıyorlar.

Bildiğim bir şey var, o da Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın kendi eliyle yaptığı altın kaplı sarayı yine kendi eliyle yıktığı.

Sen kalk yıllarca 3.ligi kovala ve bu uğurda milyonlarca lira harca ama takım 3.lige çıkınca da başından atarcasına kenara çekil!

Olmadı Çınar başkan!

2 yıldır çalışkanlığın, mütevazı kişiliğin ve kayda değer çalışmalarınla insanların kalbinde kurduğun o özel yeri, bu basit hamlenle yerle yeksan etmek üzeresin.

Ne demek futbol işi belediyenin işi değil.

Malatya’nın eski büyükşehir belediye başkanı Ahmet Çakır nasıl yaptı peki?

Bugün Süper Lig’de olan ve göğsümüzü kabartan Yeni Malatyaspor’un ayakları üzerinde duruncaya kadar ki en büyük destekçisi kimdi?

Aslında burada büyük bir tebriği de Yeni Malatyaspor başkanı Adil Gevrek hak ediyor.

Kulübü bunca yıldır destek almadan yönettiği için.

Evet belediye daha önceleri veriyordu ama bu destek miktarı peyder pey 3, hatta 2 milyonlara kadar çekildi.

Şimdi Çınar başkan 200 bin TL’lik TFF yardımına ve Yeni Malatyaspor’un pilot takım olun teklifine rağmen takımı belediye bünyesinde tutmaya cesaret edemiyor.

Tek kelimeyle hayal kırıklığı!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Bu Liste Başka Liste!

31Ağs

Bu Takım Bu Sene Çok Can Yakar

28Ağs

Şu Adil Gevrek De Ne Ballı Adam!

04Ağs

Yeni Bir Zaferin Hikayesi

22Tem

AVRUPA ŞİMDİLİK DURSUN !